y a l n i z ! kimin yüregi elverirdi ki burada konuk olmaya, s a n a konuk olmaya?... bir yirtici kus belki, çilgin kahkahalarla, yirtici kus kahkahalariyla, durgun sabirlinin basina hinzirca tebelles olmayi seven...
n i y e böylesine durgun? -diye alay eder haince: kanatlari olmali kisinin, uçurumu seviyorsa... asilip kalmamali senin gibi, ey asilmis!
merhaba can ben geldim
sende kimsin diyorsun şimdi :)
derinsulardan gelen nefes/ti
sadece dostları zyarete geldim
kandilin mubarek olsun can...
dilerim iyisindir
sevgiyle kal can...
bir nefes bıraktım can...
n i y e böylesine durgun?
-diye alay eder haince:
kanatlari olmali kisinin, uçurumu seviyorsa...
asilip kalmamali
senin gibi, ey asilmis.
Uçurumu sevenlerin kanatları olmalı elbette.Uçurumdan geçerken ya o zalim avcılar...Avcılarda olmasa..
Bin yıllık acıları unutmamız için hergün yeni korkular ekliyorlar bilinçlerimize hewalım. Özgürlüğü bile yanlış yorumlar olduk. Herşeyi abartır oldu bilinçlerimiz, aşkı, kavgayı, özgürlüğü. Yanlış bir zamanın yanlış yansımaları mıdır bilinmez, ama herkes kendi yansımalarını yadsıyor. Brujuvazinin gök kubbeleri ardında oturanlarsa pişkince gülüyorlar. Herkes kendi penceresinde hem reziliğini hem de haklılığından söz ediyor. Herkesin bir penceresi var nede olsa. Bir bizim, bir karşıt tarafın. Çok pişkinler hewal. Bu yüzden seviyorum şiiri. Net ve yalın bir tavrı var.
Şiir işlerini-hayatını rastgetirsin, rastgötürsün. Şiirle kal. Şiirin için sağ ol, var ol. Çok yaşa XemgiN.
Güneşin en tepede olduğu vakit, duygularım kan ter içinde...
Bir uğultu var sanki...Bahar kokulu yarınlarıma sabotaj hazırlığında olan sözlerin yakalanmış az ötemde...Kelepçe vurmuşlar kimliğine, arasından geçtiğin kalabalık bilinçli bir linç girişiminde...
Akşam olup karanlık havaya hükmetmeye başladığında, dağılıyor öfkelerim...
Kalıyorum yine çaresizliğimle baş başa..
öylesine güçlü ki hasretin, ama bak yaşıyorum hala bugünde ölmedim...